Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2012-2013 Eğitim ve Öğretim Yılı....
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Eylül 01, 2014, 04:35:19 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...



  Sayfa: [1] 2  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: İzmir'in İşgali ve İşgale Tepkiler (Kurtuluş Savaşı -Milli Mücadele)  (Okunma Sayısı 97936 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline

« : Aralık 27, 2008, 07:04:21 ÖS »


Aşağıda Milli mücadele döneminde İzmir'in işgali , işgale karşı tepkiler ,işgal kararı ,işgalin gerekçeleri ve işgale yönelik eleştiriler hakkında bilgiler Edubilim tarafından sizler için biraya getirilmiştir. Bu konu hakkında sizinde bildikleriniz veya elinizde dökümanınız varsa ve bizimle paylaşırsanız seviniriz....


İzmir'in İşgali ve İşgale Tepkiler (Kurtuluş Savaşı -Milli Mücadele)


İzmir'in İşgali, Birinci Dünya Savaşı sonrasında Paris'te toplanan uluslararası barış konferansının kararıyla İzmir kentinin 15 Mayıs 1919'da Yunanistan tarafından işgali. 9 Eylül 1922'de Türk ordusunun kente girmesiyle sona ermiştir.

İzmir kenti ile birlikte Ayvalık, iki kent arasındaki sahil şeridi, Çeşme yarımadası ve Belkahve'ye kadar İzmir'in hinterlandı da işgal edilmiştir. 1920 Nisan'ından sonra Yunan ordusu İzmir'den harekete geçerek, Bursa, Eskişehir, Kütahya ve Afyon'a kadar Batı Anadolu'nun büyük bir bölümünü de işgal altına almıştır.

İşgal Kararı
zmir'in işgali düşüncesi 1919'un Şubat ortalarında Yunanistan başbakanı Venizelos'un önerisiyle, İngiltere başbakanı Lloyd George tarafından ortaya atıldı. ABD başkanı Wilson bu öneriye önce kesinlikle karşı çıktı, ancak 25 Mart dolayında daha esnek bir tavrı benimsedi. 7 Mayısta İngiltere, ABD ve Fransa, Yunan donanmasının İzmir'e gönderilmesinde mutabık kaldılar. Karar 15 Mayısta uygulandı.

İşgalin statüsü

Yunan işgali, Türk barış antlaşmasının imzalanmasına kadar sürecek bir güvenlik tedbiri olarak sunulmuştur. (Birinci Dünya Savaşı sonunda imzalanan Mondros Ateşkes Antlaşması'na göre, barış imzalanıncaya kadar müttefik devletlere gerekli gördükleri limanları ve stratejik noktaları işgal etme yetkisi verilmişti.) İzmir Yunanistan'a ilhak edilmemiş, Yunan askeri kontrolü altında bir Türk vali tarafından yönetilmiştir.

10 Ağustos 1920'de imzalanan Sevr Antlaşması uyarınca İzmir ve Ayvalık beş yıl süreyle Yunan işgali altında Osmanlı egemenliğinde kalacak, bu sürenin sonunda hangi devlete katılacaklarına ilişkin plebisit (halkoylaması) yapılacaktı.

Türk ve dünya kamuoyu işgali, Türk ulusuna yönelik bir hakaret ve nihai Yunan ilhakına yönelik bir adım olarak değerlendirmiştir.

 
İşgale yönelik eleştiriler

İzmir'in Yunanlılarca işgali fikri Batı dünyasında birçok siyasetçi ve asker tarafından şiddetle eleştirildi. Barış Konferansındaki ABD delegasyonunun resmi raporuna göre,

    "...ekonomik açıdan bakıldığında Küçük Asya'nın batısındaki kıyı şehirlerinin İç Anadolu'dan ayrılması insafsızca bir darbe olacak ve Türk İmparatorluğu kendisini denize bağlayan doğal çıkışlardan kopacaktır."

Winston Churchill sonradan İzmir'in işgalini şöyle değerlendirmiştir:

    "Wilson, Lloyd George, Clemenceau ve Venizelos gibi aklını, ihtiyatını ve tecrübesini yaşam karşısında sınamış seçkin devlet adamlarının Paris'te nasıl olup da böylesine acele ve ölümcül bir adım atabildiklerini halen anlayabilmiş değilim."


 
İşgalin gerekçeleri

İşgalin en büyük gerekçesi hazırlanan sahte raporlarla bölgedeki Rum sayısının Türk sayısından fazla olduğudur ve bu bölgenin Yunanlara verilmesinin kararlaştırılmasıdır. ABD başkanı Wilson buna önce karşı çıksada sonradan daha esnek bir tavır sergilemiştir.

İzmir Atatürk çabasıyla kurtulmuş ve zekası ile başarı gelmiştir.


Kaynak : wikipedia.org

Anahtar Kelimeler: izmirin isgali, izmirin kurtuluşu, izmirin tarihi, izmir işgali, izmirin işgali , kurtulus savasi, kurtuluş savaşı, milli mucadele, milli mücadele , Atatürk ve izmir, ataturk izmir, izmirin kurtulusu
Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #1 : Aralık 27, 2008, 07:20:08 ÖS »

İZMİR’İN İŞGALİ (15 MAYIS 1919)

  Yunanlılar Paris Konferansına verdirttikleri karar doğrultusunda İzmir’i işgal etmişlerdir.

İşgalin Önemi:
1-Kuva-yı Milliye ortaya çıkmaya başladı
2-Milli bilinç uyandı
3-Halkı Milli Mücadele için örgütlemek kolaylaştı
4-Mitingler düzenlendi
5-Redd-i İlhak Cemiyeti kuruldu
6-Halk, işgalcilere güvenilemeyeceğini anladı.

Anahtar Kelimeler: isgalin onemi, izmirin isgalinin onemi , izimir'in işgalinin önemi, kuvayi milliye, redd-i ilhak
Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #2 : Aralık 27, 2008, 07:23:27 ÖS »

İZMİR’İN İŞGALİ ve SULTANAHMET MİTİNGİ

Tarih yapmak kolay değil. Bunun her zaman bedeli oluyor.

Birinci Dünya Savaşı’nda alınan yenilgi ile Osmanlı İmparatorluğu tamamen paylaşılma noktasına gelmiş durumdadır.

Batılı emperyalist devletler çizdikleri haritalara göre Türkiye’yi paylaşmak üzere harekete geçmiştir.
Mustafa Kemal Atatürk, yıllar sonra Nutuk’ta bu durumu şöyle anlatmıştır:

“İtilaf devletleri antlaşma hükümlerine uymaya gerek görmüyorlar. Birer fırsat ile itilaf donahmaları ve askerleri İstanbul’da. Adana Vilayeti Fransızlar; Urfa, Antep, Maraş İngilizler tarafından işgal edilmiş. Antalya ve Konya’da İtalyan askeri kıtaları, Merzifon ve Samsun’da İngiliz askerleri bulunuyor. Her tarafta yabancı asker ve memurları ve özel adamları faaliyette. İtilaf Devletleri’nin onayıyla Yunan ordusu İzmir’e gönderiliyor.”

Yunanlılarla işbirliği içinde olan İngiliz ve Fransız filoları komutanları, 14 Mayıs 1919 Çarşamba günü, İzmir’de Vali Konağı’na giderek  Vali İzzet Bey’e işgali bildirir. Rum metrepoliti, saat 16.00′da, Venizelos’un “İzmir’in Yunanistan’a katıldığına” dair mesajıını okur. İngiliz Amiral Calthorpe, saat 22.00′de İzmir Valisine ikinci kez, 15 Mayıs sabahı Yunan askerinin karaya çıkacağını bildirir.
Vali Konağı’nın önünde öfke ile toplanmış olan İzmir’in gençleri, Vali Konağı’ndan çıkan İngiliz temsilci Morgan ve Smith’e şöyle bağırır:
“Ölmedik, biz büyük bir milletiz. Uykuda gibi görünüyorsak da uğraş içinde bulunuyoruz. Ülkemizin peşkeş çekilmesini kabul edemeyiz. Bir takım karışıklıklar olacaktır. Biz ölebiliriz, ama başkaları da beraber ölecektir.”

İzmir’deki bazı yetkililer, “Başımıza geçin direnelim” diyen İzmir’li gençleri susturmaya çalışır. İşgalcilere karşı direnmeyi savunan gençler, bunun üzerine, bir okulda toplanır.Direniş Cemiyeti kuran gençlerden Köprülü Kazım, “Savaşa yarar herkes silahlarıyla dağa çıksın savaşalım.” Çağrısında bulunur. Bir direniş cemiyeti kuran gençler,toplantıda,  silahlanarak iç bölgelere çekilme, kararı alır.
İngilizler Uzunada’yı, Fransızlar Foça’yı, İtalyanlar Karaburun Akşehir Selçuk’u, Yunanlılar Yenikale’yi 14 Mayıs 1919 günü, işgal eder.
İzmir Müdafaai Hukuk Cemiyeti, yayınladığı bildiride, İzmir halkını milli birliğe ve işgale karşı silahlı direnmeye çağırır. İzmir minarelerinden sela verilir. Kadınlı erkekli İzmir halkında kırkbin kişi, Maşatlık denilen mezarlığa gider. Gece sabaha kadar ateşler yakılarak limandaki İngiliz, Fransız ve Yunan gemilerine direnileceğine dair gösteriler yapıldı.   
Batılı emperyalist İngiliz, Fransız, ABD ve İtalyan gemilerinin koruyuculuğunda Yunan ordusuna mensup 12.000 asker, 15 Mayıs 1919 Perşembe günü sabahı,  İzmir”i işgale girişir. Yunan çıkarma birliklerinin içinde, her biri 200 kişiden oluşmak üzere İngiliz, Fransız, İtalyan ve Amerikan birlikleri de vardı. Rumlar, Yunan askerlerini  bayraklarla karşılar. Papaz Hrisostomos, etrafta koşarak, “Türkleri öldürün” diye bağırmaya başlar.

Vali İzzet Bey ve memurlar, Kordon boyunda “Zito Venizelos!” diye bağırmaya mecbur edilir.
Emperyalistlerin işgali kolay olmayacaktı. İzmir’i işgale kalkan Yunan ordusuna ilk direniş kurşununu Hukuk-u Beşer (İnsan Hakları) Gazetesinin başyazarı Hasan Tahsin Recep, diğer adıyla Osman Nevres, Kemeraltı geçidinin başında sıkacaktır.

“Böyle kollarını sallaya sallaya mı girecekler? Olmaz. Olamaz ki… Sonun da ölüm var… Kan var… Bunu anlamalılar” diyen Gazeteci Hasan Tahsin Recep, işgale girişen Yunan ordusunun üzerine tabancasını doğrultarak sıkmaya başlar.İşgalci Yunanlılardan birkaçını yere serdikten sonra cebinden bir bomba çıkararak yaklaşan askerlere savuran Hasan Tahsin Recep, tabancasındaki son kurşununa kadar savaşır ve şehit düşer. İşgalci Yunan askerleri, yerde hareketsiz yatan adama, ilk başta korkudan yaklaşamaz ve bir süre daha ateş eder. Öldüğüne iyice emin olduktan sonra Hasan Tahsin Recep’in yanına yaklaşan işgalci Yunan askerleri, hınçlarını alamayarak cansız bedenini defalarca süngüler ve tekmelerler. İki gün içinde öldürülenlerin sayısı ikibindir. İşgalciler, yakalayabildikleri subay, er , memur ve halkı, denizde kurdukları ve sora bir denizaltı tarafından torpillenen yüzer hapishaneye gönderir. Yunan torpidoları da denizden ateşe başlar ve büyük sayıda halk katledilir. Devlet kasaları, halk, subaylar ve esnaf, işgalci Yunan askerleri tarafından yağmalanır. Yunan Ordusundan destek alan Rumlar da, fırsattan istifade ederek ellerine geçen Türk’ü öldürmeğe ve soygunculuğa başlar. Türklere yönelik büyük bir soykırım başlatılmıştır Yunanlılar tarafından.

İzmir’in işgali, katliamlar ve yağması, tüm ülkede tepkiye yolaçar. Başta, Denizli, Ilgın, Karaman, Alaşehir, Niğde, Ezine, Antalya, Erzurum, Yalvaç, Aydın, Konya, Burdur, Muğla, Balıkesir, Keçiborlu, gibi yörelerde gösteriler, yürüyüşler yapılmaya başlanır, direniş komiteleri kurulur. Erzurum’da yapılan mitingde konuşan Cevat Dursunoğlu, “Tek çare silahlanıp saldırgana karşı koymaktır. Bunun dışında kurtuluş yolu yoktur” der.

Bu dönemde, İngiliz, Fransız ve İtalyanların işgali altında bulunan İstanbul’da da gazeteteler sansür edildiği için İzmir’in işgali halka duyurulamaz. İstanbul halkı İzmir’in işgal haberini 17 Mayıs 1919 Cumartesi günü, öğrenebilir. Üniversite öğrencileri, protesto amacıyla dersleri girmediler.
18 Mayıs 1919 Pazar günü, İstanbul Üniversitesi (Dar-ül Fünun)’nde yaklaşık dörtbin öğrenci ve öğretim üyesi, biraraya gelir. Saat 11.15′te Tıp Fakültesi Meclisi Müderrisi Reisi Akil Muhtar Bey, toplantının başladığını, söyler.

Doktor Besim Ömer Paşa, özetle şunları söyler:
“Felaket o kadar derindir ki, mütehassis olmayan ne bir Osmanlı, ne bir müslüman vardır. Ve Darülfünun bu milletin ruhu, dimağıdır. Hissisiyatımızın ulviyeti, şiddeti, zamanında makul teşebbüser lazımdır.”

Fakültelerin öğretim üyeleri, toplantıda, her fakülte namına bir öğretim görevlesinin söz söylemesini ve oluşturulacak bir heyetle gerekli tepkinin gösterilmesini kararlaştırır.
Toplantıda bazı öğretim üyeleri ve öğrenciler, düşüncelerini dile getirir. Hukuk Fakültesi Meclisi Müderisleri adına Muhittin Adil Bey, şunları söyler:
“Şerefli tarihimiz, yedi asırlık uzun bir zaman içinde çok şevketli, çok felaketli zaman geçirdik. Fakat bugünkü kadar elim, hazin hiç bir lahza yaşamadık. Felaket zamanları, insanları tesanüde, vahdete sevkeder ve bizim itidal ve basiretimiz, azmimiz mukadderatımızı tesbit edecektir. Bu zamanda bütün teşkilatı milliyeden istifade etmek lazımdır. Bu teşkilatın başında Darülfünun’u görüyoruz. Memleketin dimağı, mütefekkiri Darülfünundur. Darülfünunu olan bir memleket ki bağımsızdır ve bağımsız olmayan bir memlekette Darülfünun yoktur.”
Tıp Fakültesi adına konuşan Akil Muhtar Bey, şunları söyler:

“Benim en vehim gördüğüm nokta, bütün ümidi istikbalimizi bağladığımız ilkelerin karanlık içinde kalmasıdır.”
Yusuf Rıza Bey de, “Kanımızı son damlasına kadar akıtacağız, canımızı feda edeceğiz, gibi sözler çok söylendi. Şimdi iş görmekten başka çare yoktur. Bizim maddi kuvvetimiz yoksa, manevi kuvvetimiz vardır.”

Fen Fakültesi adına konuşan Gıyaseddin adlı genç, “Asıl mücadele bundan sonra başlıyor” der. Tıp Fakültesi’nden Sırrı adlı öğrenci şunları haykırır, “Eğer hakkımızı teslim etmezlerse buradan bağırıyorum ki, dünya barış yüzü görmeyecektir.” Hukuk Fakültesi temsilcisi öğrenci, “Bütün varlığımızla isyan ediyoruz. Gereken maddi ve manevi teşkilatı yaptır” der. 
Bu toplantıda bütün gençler adına söz alan Servet Bey, gençliğin önerilerini şöyle bildirmiştir:

“Türk gençliği:
1- İşgali protesto etmek,
2- Vazifesinin kutsiyetini bilerek amil olacak bir kuvvet, bir talebe heyeti teşkil etmek,
3- Müderris ve muallimleri bu işte önde görmek,
4- Milletin vicdanı için hakiki seferberlik ilan ederek hudutta, içeri girmişse orada mücadele etmek,
5- Mektepleri tatil etmek.”

Gençliğin önerileri böylece toplantıda okunduktan sonra Tıp Fakültesi’nin bir teklifi bildirilir. Teklif şöyledir:
“Kan dökerek kahramanlıkla ölmeği tercih ediyoruz. Gösteri düzenlenmesini istiyoruz. Umum Darülfünunlulara, alemi insinayite hitap edilmesini istiyoruz.”
Toplantıya katılan bayanlar, yaptıkları konuşmada şu açıklamayı yapar:

“Bizde sizin kadar, belki daha ziyade acılıyız. Girişimlerinize en kavi bir imanla iştirak ediyor ve şu hakikati işitmenizi istiyoruz: Kim demiş bir kadın küçük şeydir. Bir kadın belki en büyük şeydir.”
Toplantıya katılanlar, gösteriler yaparak işgale karşı durulacağına bütün dünyaya duyurulmasına karar verilir. Gösterileri, Darülfünunlu öğrenciler düzenleyecektir.
Türk Ocağı ve bütün öğrenci kuruluşları, 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü, Fatih Belediye binası önünde 80 bin kişinin katıldığı bir gösteri yapar. İstanbul’da dükkanlar, beş gün süre ile kepenklerini kapar.

Gösteride yapılan konuşmalarda, Profesör Hüseyin Ragıp, “Hiçbir milletin bize efendi olmasına tahammül edemeyiz” der. Halide Edip, “Gece en karanlık ve ebedi göründüğü zaman gün ışığı en yakındır. Her gecenin bir sabahı vardır”, der. Profesör Selahattin Bey ise şunları söyler, “Bu asır milliyet asrıdır. Milliyet uyanıyor.”
İşgalci İngiliz kuvvetleri, gösteri alanının üzerinden uçaklar uçurarak halkı korkutmak ister.

Gösteriye katılanlar, Padişah’a bir dilekçe götürülmesini kararlaştırır. Padişaha götürülecek bu dilekçe için Halide Edip ve iki öğrenci görevlendirilir. Padişaha sunulan dilekçe özetle şöyledir:
“Bizi kutsal beşiğimizden, aziz yurdumuzdan yoksun bırakmak isteyenlere, biz, son defa olarak göstermek istiyoruz ki, kalplerimiz çarptıkça burada, Türk elinde yaşayacağız, biz varız ve burada kalacağız.”

Aynı gün, ABD Cumhurbaşkanına da şu telgraf çekilir: “Evet, Reis cenapları Türk ölecektir, fakat hiç bir zaman alçakça değil, şeref ve namuslarıyla ölecektir.”
Gençlik örgütleri tarafından işgale karşı düzenlenen gösteriler, 20 Mayıs 1919 Salı günü, Üsküdar Doğancılar’da, 22 Mayıs 1919 Perşembe günü, Kadıköy’de yapılır.
Doğancılar’da yapılan gösteride  Şair Talat Bey, Ferruh Niyazi Bey, Sabahat Hanım, Muzaffer Bey, Necdet Hamdi Bey, Naciye ve Zeliha Hanımlar konuşma yapar. Konuşmalarda, “Yaşamak için ölmeye yemin ettik, yalnız İstanbul değil, köylüler de ayakta. Köylüler çarıklarını ıslatıyor, kepekli undan yol hazırlığı yapılıyor” denilir.
Kadıköy’de yapılan gösteride Münevver Saime, Halide Edip, Hayriye Melek Hanımlarla Fahrettin Hayri Bey konuşma yapar.
İstanbul’da bu dönem işgallere karşı ve Türklere yönelik soykırımı kınamak amacıyla yapılan en büyük gösteri 23 Mayıs 1919 Çarşamba günü, Sultahmet Meydanında düzenlenir. Gösteriye kadın, erkek en az 200 bin kişi katılır.

Gösteride Şair Mehmet Emin Yurdakul, Halide Edip Adıvar, Süleyman Sırrı, Dr. Fahrettin Hayri, konuşma yapar.

Yapılan konuşmalarda, “Yaşasın İslam milleti! Bayrağımıza, dedelerimizin namusuna ihanet etmeyeceğiz!”dendi. “İzmir Türk Kalacak” rozetleri dağıtılır.

Kemal Tahir, “Esir Şehrin İnsanları” adlı kitabında, gösteriye katılan kadınlar hakkında şunları yazmıştır, “Kadınların kara başörtüleri, kara sancaklar gibi başlar üzerinde dalgalanıyordu.”
Gösterinin sonunda tertip heyetinin bildirisi okunur. Bildiri özetle şöyledir:
“1- Bugün şurada bir vakitler yüzbin türlü  ulusal gösteriye sahne olan meydanda toplanan biz İstanbul’un Türk-müslüman halkı, mukaddes vatanımızın haksız olarak işgal olunan bölümlerinin boşaltılmasına kadar yüce saltanatın etrafında demir bir çember gibi hayatımızı fedeya hazırız.
2- Bizler, asırlardan beri tatbik edilen siyasete, göz boyama siyasetine artık katiyen itimat etmiyoruz. Siyasi geleceğimizde kara bulutların çekilmekte olduğunu göstermek isteyen iki yüzlü, şeytanca haberlere, ufuktaki fırtına fiilen bertaraf edilmedikçe, katiyen inanmıyoruz.Coşkumuzu kasten yatıştırmak isteyenleri bütün ruhumuzla kınıyoruz.
3- Memlekette siyasi ihtirasın sustuğunu artık kalplerimizde vatan endişesinden başka hiç bir endişenin yer bulmamasını samimi ruhumuzla istiyor ve küçük büyük hepimiz buna söz veriyoruz.
4- Zatı Şevketmeab hazreti bilafetpenahi huzuru humayunlarında içtima edecek şurayı fevkaladenin vatan ve millet için en hayırlı kararlar ittiha eylemesine dualar ediyoruz.
6- Kararlarımızı takip eden yabancı gözlemcilere ancak basın aracılığıyla h0aberdar etmek azmindeyiz.
7- İşte vatandaşlar, şimdilik önerilerimiz bundan ibarettir . Bunlar hepimizin kabülüne sunulur.”

Damat Ferit Hükümeti, 25 Mayıs 1919′da bütün gösterileri yasaklar.

Halk, dua etmek amacıyla 30 Mayıs 1919 Cuma günü, Sultanahmet Camiinde toplanır. İzmir şehitleri için mevlüt okutulur. Halkın katıldığı tören, gösteriye dönüşür.
Öğretim üyesi İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Milaslı İsmail Hakkı, Hamdullah Suphi Tanrıöver ile Şüküfe Nihal  konuşma yapar. Yapılan konuşmalarda, “İstiklal isteriz. Belaların sebebi saldırılar karşısında isyan edilmemesidir” denir.

Gösteride dağıtılan bildiride özetle şunlar söylenir:

“İzmir facialarını öğren. Anadolu senin kararını bekliyor. Haksızlara karşı feryat et. Alemin vicdanına hitap eden heyecanlarınla hakkını müdafaaya ve parçalanan vatanın imdadına koş. Bu gösteride kurtarıcı kararlarını ver ve kurtuluşun için çalışmaya yemin et.”

İstanbul’da düzenlenen gösterilere tepki duyan işgalci güçler, 28 Mayıs 1919 günü, 67 Türk devlet adamını Malta’ya sürgün eder.   
Mustafa Kemal’de, Anadolu’yu işgalci emperyalist güçlere karşı örgütlemek amacıyla 16 Mayıs 1919 günü, İstanbul’dan ayrılıyordu. 19 Mayıs 1919 Pazartesi günü Samsun’a varan Mustafa Kemal, şu açıklamayı yapar:

“Ortada Türk’ün barındığı bir Anayurdu kalmıştı onu da parçalamak istiyorlardı. Osmanlı Devleti, Padişah, Halife bunlar manasız sözlerdi. Bu durum karşısında bir tek karar vardı. O da milli egemenliğe dayalı, kayıtsız şartsız bir Türk Devleti kurmak; Ya İstiklal Ya Ölüm.”

Türkiye’nin her tarafından işgalci emperyalist güçlere karşı Kuvay-i Milli Dernekleri,direniş örgütleri kurulur. Bunlar daha sonra ulusal düzeyde birleştirilir.

23 Temmuz 1919′da Erzurum ve 4 Eylül 1919′da açılan Sivas Kongrelerinde, bağımsızlık savaşı için önemli kararlar alınır.

Sivas Kongresine Askeri Tıp Okulunun öğrencisi Hikmet Boran, asker sivil bütün Tıp öğrencileri adına İsmail Fazıl Cebesoy ve İsmail Hami Danişment de katılmıştır. 19 yaşındakı Tıp talebesi Hikmet Boran, Mustafa Kemal Paşa’ya, “Delegeleri bulunduğum Tıbbıyeliler beni buraya bağımsızlık yolundaki çalışmalara katılmak üzere gönderdiler. Mandayı kabul edemem, manda fikrini siz kabul ederseniz, sizi de reddederim. Mustafa Kemal’I, vatan kurtarıcısı değil, vatan batırıcısı olarak adlandırır ve lanetleriz” der.

Mustafa Kemal, şu karşılığı verir: “Evlat, müsterih ol.  Gençlikle övünüyorum. Gençliğe güveniyorum. Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm! Gençler, vatanın bütün istikbali size, genç nesillerin anlayış ve enerjisine bağlanmıştır.”

Kurtuluş ve bağımsızlık savaşı her türlü zorluk ve imkansızlıklara rağmen gerçekleştirilir ve Türkiye Cumhuriyeti kurulur. Türkiye Devletinin hükümet şeklinin cumhuriyet olduğu, 29 Ekim 1923′te ilan edilir.

Gençlik, 1918-1922 yıllarında Türkiye’nin bağımsızlık savaşında ön saflarda yeralmış üzerine düşen görevi yerine getirmiştir.

Kaynak: turkishforum.com - Turhan FEYİZOĞLU
Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #3 : Aralık 27, 2008, 07:43:50 ÖS »

İZMİR’İN İŞGALİ OLAYI VE YUNANLILARIN XVII. KOLORDU
MENSUPLARINA YÖNELİK GASP VE YAĞMALAMA HAREKETİ

Dr. Zekeriya TÜRKMEN*
Giriş
15 Mayıs 1919 tarihinde başlayan, 9 Eylül 1922 tarihinde son bulan ve
Batı Anadolu’yu yangõn yeri, harabe ve kan gölü haline getiren Yunanlıların
Türklere yönelik katl ve yağmalama olaylarının üzerinden üç çeyrek asõrdan
uzun bir zaman geçmiştir. Oldukça uzun sayõlabilecek bu süre zarfõnda Yunan
mezalimine dair hatıralar hafızalarımızdan silinmemiştir. Özellikle Batı
Anadolu’nun en ücra bir köyüne dahi gidilse, bu dönemle ilgili mutlaka bir
kaç cümle hafızamızın zorlanmasõna ve o sıkıntı dolu yıllarının hatırlanmasına neden olabilir.

Makalede geçen bazı ana başlıklar :
1.Yunan İşgalini Hazırlayan Gelişmeler
2.İzmir’in İşgali ve Yankıları

Devamı için buraya bakın...(Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, Sayı : 10, Yıl : 2001, makale, isterseniz linke sağ tıklayın ,hedefi farklı kaydet diyerek bilgisayarınıza kaydedin - Pdf formatında)

Anahtar Kelimeler: yunan işgalini hazırlayan gelişmeler, işgali hazırlayan gelismeler, izmirin isgalinin yankıları , gasp ve yagmalama
Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #4 : Aralık 27, 2008, 07:49:43 ÖS »

Hasan Tahsin


Hasan Tahsin, asıl adı Recep oğlu Osman Nevres'dir. ( d. 1888, Selanik - ö. 15 Mayıs 1919 İzmir).
15 Mayıs 1919'da Yunan ordularının İzmir'i işgali başladığı sıralarda silahını çekip ateşleyerek en öndeki Yunan bayraktarını başından vuran gazetecidir.
İlk önce Mustafa Kemal'in de okuduğu Şemsi Efendi Okuluna gitti sonra Selanik Feyziye Mektebi'ni bitirdi. Ardından burslu olarak Paris Sorbonne Üniversitesi'nde siyasal bilimler öğrenimi gördü. İttihat Terakki Fırkası'na girdi ve Teşkilat-ı Mahsusa'da görev aldı. İstanbul'a döndükten sonra, Osmanlı Devleti aleyhine Balkanları karıştıran İngiliz istihbarat teşkilatı adına çalışan Buxton kardeşlerin bu faaliyetlerini önlemekle görevlendirildi. Buxton kardeşlere Bükreş'te bir tünelde suikast düzenleyen Hasan Tahsin 10 yıla mahkum edildi, 1916'da Romanya'dan kaçmayı başardı, adını Hasan Tahsin olarak değiştirip {Osman nevres'in pasaportunu kullandığı "Hasan Tahsin", Silah gazetesini çıkartan ve bu nedenle "Silahçı hasan tahsin" olarak bilinen eski bir bahriye yüzbaşısının adıydı}. 1918'de İzmir'e yerleşerek Osmanlı Sulh ve Selamet Cemiyeti'nin sözcülüğünü yapan Hukuk-ı Beşer gazetesini yayımlamaya başladı. 1918 yılında Sudiye hanımla İzmir'de gizlice evlendi, Mehmet Kemal isimli bir oğulları dünyaya geldi.
İzmir'in işgali sırasında düşmana ilk kurşunu attı ve orada Şehit oldu. 1973 Yılında anısına İzmir Konak Meydanı'nda "İlk Kurşun Anıtı" dikildi.

Kaynak: wikipedia.org

Anahtar Kelimeler : hasan tahsin , gazeteci hasan tahsin, ilk kurşun , ilk kursun aniti

« Son Düzenleme: Aralık 27, 2008, 07:54:55 ÖS Gönderen: edubilim » Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #5 : Aralık 27, 2008, 08:04:52 ÖS »

Ünlü İtalyan ressam Vittorio Pisani’nin İzmir’i işgal eden Yunan askerlerinin Kordon’da Türklere yaptıkları mezalimi anlatan tablosu.




Ekteki Dosyalar Burada






Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 190
Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1369
Nerden: Erzincan
Puan: +35/-13

WWW
Offline
« Yanıtla #6 : Aralık 27, 2008, 08:09:13 ÖS »

Bu fotoğraflar , basın dahil ilk kez yayımlanmaktadır .
NACI KAPTAN 18.12.2007

 

İzmir’i , padişah Vahdettin’in ,askerimize verdiği DIRENMEYIN talimatından sonra, rahatça işgal etmiş olan Yunan birliklerinin İzmir’de rıhtıma çıkışları ve Yunan işgal kuvvetleri baş komutan general Leonidis Paraskevopoulos ile azılı Türk düşmanı , Yunan’lı İzmir Metropoluiti papaz Chrysostomos ile birlikte hükümet binasının balkonundan birlikte konuşma yaparlarken çekilmiş olan fotoğraflarını sunuyorum.

Landing of Greek soldiers at the docks. Smyrna  1919

 

Fotoğrafları sizlerle paylaşma nedenim ise ;
Lütfen balkona asılmış olan bayraklara dikkatle bakiniz .
İtalyan,İngiliz,Yunan bayraklarının yanında ,”çizgileri ve yıldızlarıyla”
çok iyi bilinen bir başka bayrak daha var ;

AMERIKAN BAYRAGI

Chief General Leonidas Paraskevopoulos & Metropolitan of Smyrna Chrysostomos speak to people of Smyrni from the balcony of the Metropolitan mansion

I. DUNYA HARBINDE savaştığımız ülkeler arasında ABD var mıydı ?
Cephede , ABD yok idi fakat perde arkasında Türkiye’nin işgalinde baş aktörlerden birisi de ABD idi…
Hulki CEVİZOĞLU  yazmış olduğu ” İşgal ve Direniş (1919 ve Bugün) ”
isimli  kitabında şöyle diyor ;

“kitabımı yazarken, çok ilginç bir gerçekle karşılaşmıştım. 1919 ‘ da ülkemizi işgal eden sömürgecilerin başında ABD ‘yi gördüm!.. Oysa, hiçbirimiz okul yıllarından bu yana ABD (Amerika Birleşik Devletleri) adını duymadık!.. İşgalci ülkeler olarak Yunanistan, İngiltere, Fransa ve İtalya ‘ yı biliyor, onların yaptıklarını okuyorduk. Sanki, ” gizli bir el ” (!) resmî tarih kitaplarımızdan ABD adını kazıyıp, çıkarmıştı!..”

Bu nedenle Hulki Cevizoğlu’nun yayımlamış olduğu kitabin içinde saklı olan emperyalist oyunları okuyunuz !
Naci Kaptan

Logged

Edu Sohbet  - Edubilim Sohbet Bölümü Sonunda Açıldı -  Giriş Yapmak İçin Tıklayın - Edu Sohbet

Edu Depo Açıldı... Ücret yok!  Limit Yok! Be
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 6491
Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 1
Nerden: Konya
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #7 : Nisan 12, 2009, 11:38:17 ÖÖ »

gerçekten çok güzel olmuş Smiley)
« Son Düzenleme: Nisan 12, 2009, 12:41:59 ÖS Gönderen: KILIC » Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 28775
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4
Nerden: Bursa
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #8 : Ekim 20, 2009, 06:04:18 ÖS »

paylaşım için saol  Grin
Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 28775
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4
Nerden: Bursa
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #9 : Ekim 20, 2009, 10:24:01 ÖS »

İnkılap ödewimdi işime çokkkkkk yarıcak sana çokkkkkkkkk teşekkür ederimmmmmmmm.
Paylaşım için saoL.
Cheesy
Logged
Administrator
Uzman Üye
*****
Üye No: 6
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 5463
Nerden: Erzincan & Erzurum arası
Puan: +42/-9
Sınıf Öğretmeni Aday Adayı...

Offline
« Yanıtla #10 : Ekim 20, 2009, 10:36:02 ÖS »

Eğer ödevinse , birazda araştırdığın bilgileri bizimle paylaş bakalım , bizde faydalanalım... Bu konuyu diğer okuyanlarda faydalansın  Wink

Sadece kopyala yapıştır yaparak , öğretmenlerini ve kendini kandırmayı düşünmüyorsun değilmi  Wink
Logged

Bilgi paylaştıkça çoğalır... Bildiklerinizi paylaşırsanız , bilmediklerinizi öğrenirsiniz....

Bir milletin ıslahı kötülerin imhasıyla değil , neslin eğitim ve terbiyesiyle mümkündür...
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 28775
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4
Nerden: Bursa
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #11 : Ekim 21, 2009, 03:57:49 ÖS »

hayır bu konuda gazete oluşturcam bu grup ödevi arkilerime söledim onlarda yapıcak enb sonunda birlestircez
Logged
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1465
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #12 : Ekim 21, 2009, 05:11:34 ÖS »

Eee bizde paylaşımlarınızı bekliyoruz o zaman  Wink
Logged

Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 47281
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 1
Nerden: Kocaeli
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #13 : Ocak 05, 2010, 07:17:44 ÖS »

ÇOOK güzel olmuş çok hemde çok işime yaradı Smiley Smiley
Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 98356
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 3
Nerden: Kayseri
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #14 : Ekim 22, 2010, 06:50:07 ÖS »

çok ama çokk tşkr ederim hepinizede inkılap ödevime çok işime yarıyacak  Wink       Cheesy
Logged

ölüm güzel şey perde arkasından haber hiç güzel olmasa ölürmüydü peygamber ... Smiley
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 98356
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 3
Nerden: Kayseri
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #15 : Ekim 28, 2010, 04:20:55 ÖS »

canlarım benim sizleri çokk seviyorumm.. cckver
Logged

ölüm güzel şey perde arkasından haber hiç güzel olmasa ölürmüydü peygamber ... Smiley
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 98356
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 3
Nerden: Kayseri
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #16 : Ekim 28, 2010, 06:15:22 ÖS »

eeeeeeee cevap yazan yok mu? yaaaa küscem ama  Embarrassed
Logged

ölüm güzel şey perde arkasından haber hiç güzel olmasa ölürmüydü peygamber ... Smiley
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 8994
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 4599
Puan: +55/-20

WWW
Offline
« Yanıtla #17 : Ekim 28, 2010, 07:25:51 ÖS »

 Cheesy Cheesy
Logged



]
Sevgilerin en güzeli seni sevmek,
Özlemlerin en güzeli seni özlemek
Ve hayatın tadı sabah kalktığımda
Senin varolduğunu bilmek...
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 25179
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: Sınıf Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 2
Nerden: Balıkesir
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #18 : Ekim 30, 2010, 06:16:45 ÖS »

teşekkürler
Logged
Yeni Üye
*
Avatar Yok
Üye No: 103990
Cinsiyet: Bay
Mesleği: Öğrenci
Mesaj Sayısı: 1
Nerden: İstanbul
Puan: +0/-0

Offline
« Yanıtla #19 : Kasım 22, 2010, 05:23:53 ÖS »

Teşekkür ederim..
Logged
Etiket: izmirin isgali  isgale tepkiler  kurtulus savasi  milli mucadele izmir'in işgali 
  Sayfa: [1] 2  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Tüm toplama bilgisayar fırsatları için tıklayın !


Yıllık Planlar 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
2009-2010 Yıllık Planlar 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
Zümre Toplantıları 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
Belirli Günler ve Haftalar Birleşmiş Milletler Günü Kızılay Haftası 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Dünya Tasarruf Günü
Yazılı Soruları
1. Yazılı Soruları

Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map I Reklam
Edu Sohbet -Webmaster -Edubilim2 -Oyunpiyatforum-- Web Stats

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Çok kısa bir süre sonra sitemize
yalnızca davetiye ile üye olunabilecek...
 Hem davetiye hakkı kazanmak için hem de sitemizdeki dosyaları indirebilmek için lütfen üye olun...
Üyelik tamamen ücretsizdir, üye olmak için tıklayın