Edubilim Forumları - www.edubilim.com
Duyurular: 2012-2013 Eğitim ve Öğretim Yılı....
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Nisan 19, 2014, 12:23:40 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


...::: EDuBiLiM :::...



  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
Gönderen Konu: Otism (içekapanıklık) nedir? (çeşitleri, belirtisi, tedavisi)  (Okunma Sayısı 3650 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline

« : Ocak 08, 2010, 04:30:09 ÖS »


Otism (içekapanıklık) nedir? 

İlk olarak 1943’de tanımlanmış olmasına rağmen, otism göreceli olarak az bilinen bir özürdür.

Otistik kişiler, omurga felci geçirenler gibi fiziksel olarak özürlü değildirler: tekerlekli iskemleye gerek duymazlar ve dışarıdan görünüşleri herkes gibidir. Görünmesi mümkün olmadığı için, bu hastalığa dikkati çekmek ve hastalığı anlamak daha da zor olabilir.

”Otistik bir çocuk ’normal’ göründüğü için, herkes onun çok yaramaz olduğunu veya ebeveynlerin çocuğu kontrol edemediğini düşünür. Yabancılar genelde bu kontrolsüzlükten bahsederler.”

Otism Nedir?

Otisim, hayat boyu sürecek, bir kişinin iletişim yeteneğini ve diğer insanlarla olan ilişkileirni etkileyen, zamanla gelişen bir özürdür. Otistik olan çocuk ve yetişkinler, başkalarıyla anlamlı bir şekilde ilişki kurmakta zorluk çekerler. Arkadaş edinme ve aynı zamanda başkalarının duygularını anlayabilme yetileri genelde kısıtlıdır.

Otistikkişilerin çoğunlukla , ek olarak öğrenme zorlukları da vardır ama, otistik olan herkes dünyaya bir anlam vermekte zorlanır.
 

Aynı zamanda Asperger sendromu adı verilen, otismin daha farklı bir şekli olan, otistik gurubun daha üstlerinde yer alanları tanımlayan bir durum da vardır.

”Otistik birisi için gerçek, birçok insanın, yerin, sesin, görüntünün ve olayın birleştiği bir kargaşadır. Onlar için net sınırlar yoktur, veya herşey kuralsız ve anlamsızdır. Hayatımın büyük bir kısmı, herşeyin arkasındaki düzeni anlamaya çalışmakla geçmektedir.”

Otistik bir kişi
Otisimin özellikleri nelerdir?


Otistik kişilerin, genelde zorlandıkları üç ana alan vardır; bunlar üçlü bozukluklar olarak bilinir.

*Toplumsal kaynaşma (toplumsal ilişkilerde zorluk çekme, örneğin, diğer kişilere uzak ve vurdum duymaz görünmek).
*Toplumsal iletişim (sözlü ve sözsüz iletişimde zorluklar, örneğin, genelde kullanılan mimiklerin, hareketlerin veya ses tonunun anlamını kavrayamama).
*Hayal gücü (kişiler arası oyun ve hayal gücünün gelişmesi konusunda zorluklar, örneğin, belkide, sürekli yapılmaktan öğrenilmiş ve kopyalanmış, sınırlı hayal gücü gerektiren aktivitelerin olması gibi).

Bu üçlüye ek olarak, rutini değiştirmeye karşı koyma ve tekrarlama düzeninde olmak da çok yaygındır.

Otisime ne sebep olur?

Otisime nelerin veya neyin sebep olduğu tam olarak bilinmemektedir ama araştırmalar genetik faktörlerin önemli olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmalar aynı zamanada, doğum öncesi, hemen doğumdan sonra veya doğum sırasında olan beyin gelişmesini etkileyen bir dizi durumun, otisimle ilgili olduğunu kanıtlamıştır.

Tanı

Otistik tanısı ne kadar erken konursa, o kişinin gerekli destek ve yardımı alma şansı da o kadar artar.

Otistik kişilere yardım edilebilir mi?

Yetenekleri en fazlaya çıkarmak ve yetişkin olarak tam potansiyelini bulması için, özel eğitim ve uzmanlaşmış destek, otistik bir kişinin hayatında gerçekten de büyük değişiklik yapabilir.

Ulusal Otistik Birliği (NAS) (UOB)

1962’de kurulmuş olan Ulusal Otistik Birliği (National Autistic Society (NAS)), Bk’da otistik kişilere yardım eden, ulusal ve uluslararası insiyatiflerde, otistik kişilerin güçlü bir sesi ve onlara bakan en önemli bir gurup olarak gelişmiştir. Birlik, otistik kişilere hayatlarını mümkün olduğunca bağımsız bir şekilde yaşamaları için gerekli her türlü yardımı sağlayacak alanlarda çalışmalarını sürdürmüştür.

Bugünlerde UOB

-yetişkinler ve eğitim merkezlerini yürütür
-yerel yönetimlerikendi uzmanlık hizmetlerini geliştirmeleri için destekler
-bir dizi kitapcık ve kitap yayınlar
-ebeveyn ve araştırmacıların randevu alarak kullanabilecekleri bir kütüphane hizmeti sunar
-bakıcı ve ebeveynler ve otistik gurubu bozukluğu olanlar için, bir otistik yardım hattı yürütür
-konferans ve eğitim programları düzenler
-arkadaşlık kurma ve ebeveynlerin birbirlerini desteklemesi için, ulusal çapta, gönüllü çalışmalar düzenler
-uzmanlaşmış, tanı ve değerlendirme hizmetleri sunar
-otisimin nedenlerini araştırmayı destekler
-ülke çapında, yerel gurupları ve aileleri destekler
-otisim konusuna dikkati çeker ve kişilerin daha anlayışlı olmaları için çalışmalar yaparlar
-otism alanında çalışan, profesyonel kişi ve organizasyonlara danışmanlık hizmeti sunar
-otisme ait eğitim ve bakım konusundaki hizmetleri kredilendirme programları sunar
 


otism, otizm, içekapanıklık, otism nedir, otismin özellikleri, otism tanı, ulusal otistik birliği, nas, uob, uob çalışmaları, otistik kişilik özellikleri
Logged

Editor
Uzman Üye
*****
Üye No: 21730
Cinsiyet: Bayan
Mesleği: İngilizce Öğretmeni
Mesaj Sayısı: 1466
Puan: +11/-4

Offline
« Yanıtla #1 : Ocak 08, 2010, 04:39:13 ÖS »

Otizm Nedir? Belirtileri ve Tedavisi

İlk kez otizmi 1700 yıllarında Fransa'da Itard, İngilterede John Haslam ile görüyoruz. Otizm Yunancada "autos" kelimesinden alınmış "kendi" anlamına geliyor. Bugün ,dünya ile ilişkiyi kesmek anlamında kullanılıyor.

Otizm, duygusal ve sosyal ilişkilerde kısıtlılık ve zorluk, dilin gelişiminde gecikme ve problemler, kısıtlı ilgi alanı ve garip tekrarlayıcı davranışlarla karakterize bir hastalıktır. Belirtilerin çeşidi ve şiddetindeki değişiklik nedeni ile bir yelpaze hastalığıdır. Otizmin pek çok alt tipi vardır. Özellikle atipik denilen tam otistik olmayan kişilerde tanı zor olmaktadır. 



Belirtileri:

Otistiklerde duygusal ve sosyal gelişmedeki kısıtlılık ve problemler, göz temasından kaçınma, seslenince bakmama, yüz ifadelerinde beklenen duyguyu yakalayamama, taklide dayalı öğrenmenin azlığı, (by-by, ce oyunu öğrenememe) arkadaş ilişkisi geliştirememe, duygularını başkaları ile paylaşamama, başkalarının gösterdiği duygulara karşılık verememe şeklinde görülmektedir.

Dil gelişimindeki gecikmeler, bu çocuklar için doktora başvurmanın temel gerekçesi olmaktadır. Otistiklerin büyük bir kesiminde konuşma hiç gelişmezken, bir kısmında gelişmektedir. Ancak bu, söyleneni tekrarlama, anlamsız tekrarlar, zamirleri ters kullanma ve ses tonunun tekdüzeliği şeklindedir. En sık karşılaşılan tekrarlayıcı davranışlar ise, kendi çevrelerinde dönme, sallanma, parmak ucunda yürüme, el kol çırpma, dönen eşyaya ilgi, kafa vurma ve garip el hareketleridir. Kısıtlı ve diğer insanlara anlamsız gelen ilgi alanları söz konusudur. Bu temel belirtilere ayrıca onların hayatını kötü etkileyen aşırı hareketlilik, hırçınlık, uyku sorunu da sıklıkla eşlik etmektedir.

Tanı:

 Otizmin kesin tanısı için kullanılan belirli bir yöntem yoktur. Gözleme dayanarak ve aileden alınan bilgilere göre tanı konur. Otistik çocuklar aşağıdaki belirtileri gösterebilirler. Belirtilerin tamamının bir çocukta görülmesi şart değildir. Otistik çocuklar bu davranışları hafiften ağıra değişen ölçülerde ve değişik kombinasyonlarda sergileyebilirler. Belirtilerin bazıları zaman içinde kaybolup, bazıları da yine zaman içinde ortaya çıkabilirler.

-İlgisizdir.
-Gereksinimlerini bir yetişkinin elini kullanarak ifade eder.
-Ekolalisi vardır. (kendisine söylenenleri papağan gibi yineler)
-Uygunsuz gülme ve kıkırdamaları vardır.
-Göz teması yoktur veya kısıtlıdır.
-Oyunlara bir yetişkinin yardımı ve ısrarı ile katılır.
-Başka çocuklarla oynamaz.
-Hayal gücüne dayanan, yaratıcı oyunlar oynamaz.
-Tek bir konu hakkında durmadan konuşur.
-Nesneleri çevirir veya döndürür.
-Bazıları sosyal beceri gerektirmeyen faaliyetlerde çok başarılıdır. (müzik, boz-yap oyunları gibi)
-Değişiklikten hoşlanmaz 

Nedenleri:

Otizm genetik yatkınlık temelinde ortaya çıkar. Pek çok çevresel, fiziksel ve kimyasal etken de rol oynar. Bu etkenler otizmle ilgili genlerin ne düzeyde ve nasıl ifade edileceğini belirlemektedir. Bu çevresel etkenler arasında, doğum öncesi alınan ilaçlar, annenin gebeyken geçirdiği enfeksiyonlar, doğum sırasında ortaya çıkan olumsuz hadiselerdir. Çevresel pek çok etken araştırılmakla birlikte otizmin nedeni olarak ne diyet ne de aşılar için hiçbir sağlam dayanak yoktur. Otistik çocukların bağışıklık sistemlerinin zayıf olduğu, alerjik bünyeli oldukları ve hastalıklara sık yakalandıkları söylenmektedir. Bugün için uzmanlar, otizmin temelde birden fazla gene bağlı bir hastalık olduğunu düşünmektedirler. Erkek çocuklarda, kızlardakinden 3-4 kat daha sık görülür. Bunun tam nedeni bilinmemekle birlikte yine genetik ve hormonal etkiler söz konusudur.

Zeka düzeyi en önemli etkenlerden biridir. Otistik çocukların önemli bir kısmında zeka problemleri varken, bir kısmı normal, az bir kısmı üstün zekalıdır. Son grupta hastalık daha hafif ve daha iyi seyredebilir, ikinci önemli etken, konuşmaya başlama yaşıdır. Genellikle 5 yaş dolaylarında konuşmaya başlamış olmaları olumludur. Bunlar dışında olumlu çevre koşulları, aile içi etkileşimin iyi olması, erken tanı ve özel eğitimin erken başlaması önemlidir. Otizm bulguları özellikle ilerleyen yaşla birlikte dalgalanma gösterir. Bazen kısmi düzelmeler ve kötüleşmeler izlenir. Bazen otizm, 1-2 yaşları arasında tamamen normal bir çocukta sonradan ortaya çıkabilir. Otizm tümüyle düzelmez. Ama özellikle atipik formlarında iyiye gidişler vardır.

Otizm ile ilgili birçok bozukluk, "Yaygın Gelişimsel Bozukluk" adı altında toplanmıştır. Bu gruba giren ve otizmle benzerlik taşıyan bazı rahatsızlıkların özellikleri aşağıda özetlenmiştir.

Asperger Sendromu: Sosyal iletişimde bozukluklar, kısıtlı ilgi alanları ve faaliyetler/ses tonları monoton ve mekanik olmakla beraber dil gelişiminde gecikme olmaması, test edildiği zaman ortalamadan yükseğe kadar uzanabilen zeka düzeyi bulguları ile karakterize edilir.

Başka Şekilde Adlandırılamayan Yaygın Gelişimsel Bozukluk: Bu tanı çocuk belli bir teşhis alamadığı, fakat pekçok alanda gelişim bozukluğu gösterdiği zaman sözkonusudur.

Rett Sendromu: İlerleyen bir bozukluktur. Çocuk ilk yıllarda normal bir gelişim gösterir. 1-4 yaşlarından itibaren kazandığı pek çok beceri geriler, ellerinin amacına uygun kullanımı giderek yerini tekrarlayan el hareketlerine bırakır. Bugüne kadar yalnızca kız çocuklarda görülmüştür.

Tedavi:

Bugün için otizmin kesin bir tedavisi yoktur. Hastalık hayat boyu süren kalıcı bir rahatsızlıktır. Ancak gerek yaşla, gerek erken müdahale ile belirtilerin sıklığında ve şiddetinde değişiklikler görülür. Belirtilerin bir kısmı kaybolur, bazı yeni belirtiler açığa çıkabilir. Bugün için en temel tedavi şekli özel eğitimdir. Gelişmiş ülkelerde otistik çocuklar için hazırlanmış özel eğitim programları mevcuttur. Ülkemiz henüz bu açıdan hazırlık aşamasındadır. Eğitim programlarının esasını davranış ve konuşma terapileri oluşturur. Son zamanlarda her bir otistik çocuğun özelliklerine ve gereksinimlerine uygun bireysel terapiler geliştirilmektedir. Tüm bu tedavilerde amaçlanan çocuğun özbakımını kendi kendine gerçekleştirmesi, öğrendiklerini karşılaştığı yeni durumlarda da kullanmayı öğrenerek sosyal yaşama uyumunun artmasıdır. Son çalışmalar göstermiştir ki, son 10 yılda tanı konan otistik çocuklar öncekilere oranla daha iyi durumdadır, çünkü bunlara daha erken yaşta eğitim tedavisi başlamıştır. Bu nedenle otizmin erken yaşta tanısı önemlidir. Özellikle küçük çocuklarda kesin bir tanı koymak her zaman olanaklı değildir, normal çocukların dahi bazen gelişimleri sırasında geçici olarak otistik belirtiler gösterebildikleri bilinmektedir. Dolayısı ile bazen tanı konmadan da eğitim açısından hazırlıklı olmak, bu tip çocukları kısa aralıklarla izlemek ve değişik disiplinlerden gelen uzmanların bir arada değerlendirilmeleri gerekebilir.

Otizmde ilaç tedavisi, bazı durumlarda değişik nedenlerden ötürü uygulanabilir. Özellikle epilepsi (sara) nöbetleri otistiklerde sık görülür ve tedavi edilmezse olumsuz sonuçlar doğurabilir. Ayrıca hiperaktivite, depresyon, düzen bozucu davranış, saldırganlık, uyku ve yeme sorunları bazı otistiklerde ilaç kullanımını zorunlu kılacak ölçüde şiddetli olabilir. İlaçlar otizmi tedavi etmez, ancak eğitimi olanaksız kılan durumlarda veya sorunlar ailenin baş edemeyeceği boyutlara vardığında gerekli olabilir. Gelişigüzel ve belli bir amaca yönelik olmaksızın ilaç kullanılması sakıncalı olup, otizm konusunda uzmanlaşmış hekimlerin ilaç önermesi daha uygundur.

Bilimsel olarak destek görmese de, özellikle A.B.D.'de otistik çocuklarda yüksek doz vitamin ve diyet uygulamaları çok yaygındır. Yararı tartışmalıdır. Eğitim ve ilaç tedavilerinin yanısıra daha pek çok yardımcı teknik vardır. Bunların bir kısmı çok tepki görmektedir, (örn. facilitated communication) bazıları ise çok günceldir (örn. Auditory integration therapy).

Erken tanı eğitimin biran önce başlatılması açısından önemlidir. Çünkü, küçük çocuklar öğrenme çağlarında büyük potansiyel taşırlar ve verilen eğitimden büyük yaştaki çocuklara kıyasla daha fazla yarar görürler. Uzmanlar ve araştırmacılar, çocuk gelişimindeki erken kritik yaşlardan sonra fazla bir gelişme olmayacağını saptamışlardır. Hatta bu çocukların diğer çocuklar gibi kendilerine özgü bir öğrenme teknikleri olmadığı için, bir süre sonra mevcut potansiyellerini de kaybettikleri, düzeltilmesi zor bazı durumlara gelebildikleri de bilinmektedir. Birçok araştırma göstermiştir ki, erken yaşta tanı konan ve eğitimine başlanan pek çok otistik çocuğa bazı becerileri kazandırmak ve onları üretken, kendine yeterli hale getirmek mümkün olabilmiştir.

 

 
Logged

Etiket: otism  otizm  içe kapanıklık  otism belirtisi  otism çeşitleri  otism tedavi 
  Sayfa: [1]  
  Bu Konuyu Gönder  
 
Gitmek istediğiniz yer:  


Tüm toplama bilgisayar fırsatları için tıklayın !


Yıllık Planlar 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
2009-2010 Yıllık Planlar 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
Zümre Toplantıları 1.Sınıf 2.Sınıf 3.Sınıf 4.Sınıf 5.Sınıf 6.Sınıf 7.Sınıf 8.Sınıf
Belirli Günler ve Haftalar Birleşmiş Milletler Günü Kızılay Haftası 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Dünya Tasarruf Günü
Yazılı Soruları
1. Yazılı Soruları

Edubilim olarak 2009-2010 Eğitim ve Öğretim Yılında da eğitimle ilgili , bilgi , belge ve dosyalarla tüm öğrenci ve öğretmenlerin yanındayız...
Tüm hakları sakllıdır. Edubilim 2007-2009. Bu sitede bulunan bilgi , belge ve dökümanların izin alınmadan veya kaynak gösterilmeden kullanılması yasaktır. İletişim Adresi: edubilim@gmail.com

Edubilim I Urllist I Etiketler I Rss I Google Etiketleri I Site Haritası I Site Map I Reklam
Edu Sohbet -Webmaster -Edubilim2 -Oyunpiyatforum-- Web Stats

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.10 | SMF © 2006-2009, Simple Machines LLC

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!
Çok kısa bir süre sonra sitemize
yalnızca davetiye ile üye olunabilecek...
 Hem davetiye hakkı kazanmak için hem de sitemizdeki dosyaları indirebilmek için lütfen üye olun...
Üyelik tamamen ücretsizdir, üye olmak için tıklayın